büyüterek

rearing (prep.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • büyüteç — is., ci, fiz. Cisimleri büyüterek gösteren alet, pertavsız Büyüteç, teleskoba girdi, bize küçüklüğümüzü; mikroskoba girdi, büyüklüğümüzü öğretti. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içlem — is., man. 1) Bir kavramın çağrıştırdığı kapsama giren niteliklerin veya taşıdığı özelliklerin bütünü, tazammun Kuş sözcüğü bize canlı, havada uçan ve öten bir varlık anlatır; şu hâlde canlılık, uçuculuk ve ötücülük kuş kavramının içlemine giren… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kareleme — is. 1) Karelemek işi 2) Bir resmin, büyüterek veya küçülterek kopyasını çıkarma yöntemi 3) mat. Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme 4) mat. Eş değer bir kare ile hesaplama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dallandırıp budaklandırmak — (bir işi) bir işi, bir sorunu büyüterek karışık duruma getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • serçeden korkan darı ekmez — tehlikeleri gözde büyüterek işe girişmekte çekingen davrananlar amaçlarına ulaşamazlar anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.